Hikayem
NİLGÜN MERCAN | HANDMADE JEWELRY
Nilgün Mercan, 2012 yılında geleneksel el sanatları ve mücevher tasarımına olan ilgisi onu kuyumculuk sanatına yönlendirmiştir. Metal, ateş ve taşların dönüştürücü gücüyle tanıştığı bu yolculukta sadekârlık eğitimi alarak mesleki gelişimine başlamış; sabır, merak ve sürekli öğrenme ile bu alandaki yetkinliğini derinleştirmiştir.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Mücevher Sadekârı” unvanına layık görülmüş ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak kabul edilmiştir. Tasarımlarında geleneksel motifleri çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumlarken, doğadan ilham alan formları da özgün bir estetik anlayışla bir araya getirir. Gümüş, gümüş üzerine altın kaplama ve değerli taşlarla ürettiği her parçada hedefi; el işçiliğinin zarafetini, sadelik ve estetikle dengeli bir şekilde ifade etmektir.
2013 yılında Zeugma Lions Kulübü tarafından düzenlenen, Down sendromlu çocuklar yararına “Karma Kuyumculuk Sergisi”nde; 2015 yılında ise kanserli çocuklar yararına gerçekleştirilen “Tarihten Gelen Pırıltılar” sergisinde yer almıştır. 2024 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Yolu Festivali kapsamında “Anadolu’dan Yükselen Işıltılar” sergisinde eserlerini sunmuş; 2025 yılında Diyarbakır Kültür Yolu Festivali ve Edirne Yaşayan Miras Hazineleri etkinliklerinde çalışmalarını sergilemeye devam etmiştir.
Nilgün Mercan, her tasarımında kişiye özel bir ifade sunan, estetik ve karakteri bir araya getiren özgün el yapımı mücevherler üretir. Geleneksel her türlü sanatı yaşatmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak sanatçının temel misyonudur.